Hayat Boyu Öğrenme

Hayat Boyu Öğrenme

Hayat boyu öğrenme, geçirilen evreler ve yaşanan değişim ve dönüşümün etki ve hızına bağlı olarak artan bir önemle bugüne kadar birey ve toplum hayatında önemli bir yer tutmuştur. Bilgi ve iletişimin, birey ve toplumu derinden etkilediği bilgi çağında; öğrenme ihtiyacı sürekli olarak artmakta, edinilen becerilere yenilerinin katılma ihtiyacı ortaya çıkmakta, iş ve istihdam güvenliği sürekli olarak azalmaktadır. Diğer yandan, küreselleşmenin ve bilişim teknolojilerindeki yeniliklerin bir sonucu olarak uluslararası rekabet şartları sürekli olarak ağırlaşmakta ve küreselleşme için yeni bir insan merkezli kalkınma modeli ortaya konmaya çalışılmaktadır. Rekabette kritik başarı faktörü; verimli ve esnek bir işgücünün yetiştirilmesine dayanmaktadır. Bu noktada hayat boyu öğrenme ülkelerin en önemli varlığı olan insan kaynağının niteliğinin yükseltilmesinde, ekonomiye kazandırılmasında ve istihdam edilebilirlikte önemli bir araç olarak ortaya çıkmaktadır.

1. Bireyin, yetişkin hayatında kendini idare etmeye hazırlanması.

2. Eğitimin, bireyin tüm yaşantısına yayılması.

3. Bireyin yaşam tecrübesinin, eğitim işlevi görmesi.

4. Eğitimin, yaşamın tamamı ile kimlik bulması.

Genel olarak dört işlevle açıklanmaya çalışılan hayat boyu öğrenme tutumu, her bir birey için bir öğrenme kaynağı haline gelmesine yönelik olarak, toplumun temelden değişmesini sağlamaktır. Bu tutum hayat boyu öğrenmenin gerçek anlamının anlaşılmasında somut bir veri oluşturmaktadır. Geliştirilen bu tutumun toplumsal değişimleri hedef almasından dolayı eleştiriye açık olduğu ortadadır. Hayat boyu öğrenme toplumların yapısını değiştirmek için kullanılan bir sosyolojik silah olarak algılanmamalıdır. Gerçi hayat boyu öğrenmenin gücü hakkında 1960’lı yıllarda sömürgelikten kurtulan ülkelerin örneği ile burada ifade edilenler arasında bir bağ kurulmaya çalışılırsa sosyolojik silah terimi çok da yersiz değildir. Hayat boyu öğrenmenin amaçları: daha yüksek becerili işgücü, toplumun tamamını kapsayan daha geniş bir demokrasi ve bireylere sunulacak daha değerli bir hayattır. Bu bağlamda hayat boyu öğrenme bireylere bilgilerini güncelleme için verilen bir fırsat olarak değerlendirilmelidir .

1972 yılında toplanan UNESCO eğitimin geliştirilmesi komisyonunda, eğitimin hayat boyunca süren bir etkinlik olduğu kararına varılmıştır. Eğitimin insanları henüz olmayan bir topluma hazırladığı belirtilmiş ve UNESCO uluslar arası eğitim komisyonu şu önerilerde bulunmuştur :

• Eğitimi okul yaşı ve okul binaları ile sınırlamak yanlıştır.

• Eğitim, hem okul eğitimini hem de okul dışı eğitimi kapsayan tüm eğitsel etkinliğin temel bileşeni olarak düşünülmelidir.

• Eğitsel etkinlik daha esnek olmalıdır.

• Eğitim hayat kadar uzun bir varoluşsal süreklilik olarak tasarlanmalıdır.

1973 yılında OECD tarafından yayınlanan “Hayat Boyu Öğrenme İçin Bir Strateji” adlı raporda küresel ekonomi ve rekabet ortamında mesleki hareketlilik ve kişisel öğrenmeyle ilgili olarak hayat boyu öğrenme gerekli görülmüştür (EURYDICE 2000: 7). Bir dizi araştırmada, OECD, amacı hükümetlere hayat boyu eğitimi gerçekleştirmenin pratik yollarını sağlamak olan ‘tekrar eden eğitim’ adı verilen siyasi araçlar geliştirmeye çalışmıştır.

OECD tarafından 1999 yılında hazırlanan raporda: raporun hazırlandığı tarihe kadar hayat boyu öğrenmenin yatırımının, ortamının, parasının ve yönetiminin kamu otoritesi tarafından karşılandığı belirtilmektedir. Hayat boyu öğrenmenin sadece kamuya bırakılmayacak kadar karmaşık olan yapısı, sorumlulukların paylaşımını gerektirmektedir. İş dünyasının ihtiyacı olan yüksek kaliteli iş gücünün yetiştirilmesinde firmaların ve kişilerin de sorumlulukları bulunmaktadır

Hayat boyu öğrenme ülkelerin eğitim sistemlerinde bireyi merkeze almanın bir gereği olarak, mevcut eğitim ve öğrenme kavramlarının yetersizliğinden hareketle eğitim ve öğrenmenin daha üst bir kavramda tanımlanması ihtiyacından ortaya çıkmıştır. Hayat boyu öğrenme var olan durumu kavramsallaştırmaya yönelik bir çalışmadır. Bütün eğitim ve öğrenme teorileri ile iç içe ama onların hepsini kapsar niteliktedir. Eğitim ve öğrenmeyi toplumun tamamına zaman, mekân ve yöntem sınırı olmaksızın yayma amacındadır. Hayat boyu öğrenme kendisine yapılan yatırımın, dolaylı ya da doğrudan, ekonomik sisteme fazlasıyla geri kazandırılmasını şart koşar. Zaman-mekân sınırı tanımayan, hiçbir ön şartı olmayan sonucun belgelendirilebildiği her faaliyet hayat boyu öğrenmenin kapsamındadır.

. Hayat boyu öğrenme kavramının sınırlarının çizilmesine çalışmak yerine eğitim ve öğrenme kavramlarının genişletilmeye çalışılması, hayat boyu öğrenmenin kavramsallaştırılması açısından doğru bir başlangıç yaklaşımı olacaktır. Hayat boyu öğrenme tek başına okuma-yazma-hesap yapma-bilgi iletişim araçlarını kullanma vb. beceriler yanında eğitimin faydaya dönüştürülmesine katkı sağlamak için kariyer rehberliği faaliyetleri ile desteklenmelidir. Eğitimin faydaya dönüştürülmesi ise bireyin, ekonominin içinde üreten konumunda yani istihdamda olması gerektiği yönünde değerlendirilmesini gerekli kılar.

Dünyaya geldiğimizde bir serüvene başladık . Acıyı,kederi,hasreti, mutluluğu ,huzuru sevmeyi,sevilmeyi ve sevilmemeyi her şey'i tattık. Evet şimdi var olan tüm kötü düşüncelerden uzaklaşma zamanı her şey' e bir nokta koyup yeniden başlama zamanı ...
Yazı oluşturuldu 82

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön